Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunuyor.

Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekonomi Programını açıklamak için yabancı ziyaretlerine işaret ederek, “Bunu açıkça söyleyeyim, yabancı ziyaretlerimin hiçbiri sırasında hiç kimseden para istemedik.” Dedi. söz konusu.

Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2024 yılı bütçe görüşmelerinin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Döviz Korumalı Mevduat uygulamasının yükünün Merkez Bankası’na devredildiği yönündeki eleştiriler üzerine Şimşek, bu uygulamanın 2021 yılında döviz kuru üzerindeki baskıya çözüm olarak ortaya atıldığını söyledi.

Şimşek, bu konunun aslında Merkez Bankası’nın döviz kuru yönetimiyle ilgili olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Döviz kuru rejimini sabit, dalgalı veya başka şekilde hükümet belirliyor. Bu belirlendikten sonra onun uygulanmasından sorumlu kurum Merkez Bankası’dır. Kur rejiminin uygulanmasından kaynaklanan kar veya zararın Merkez Bankası bilançosunda bu normaldir.Ancak bu düzenleme yapılırken Türk lirasından döviz kuru riskinden korunmaya geçiş Hazine ve Maliye Bakanlığının sorumluluğuna verilmiştir.Burada Merkez Bankası Hiçbir şekilde Hazine’yi finanse edecek durumda değiliz, tam tersine biz Bakanlık olarak kur riskinden korunma nedeniyle vazgeçtiğimiz vergiler nedeniyle Merkez Bankası’na kur rejiminin uygulanmasında destek olduk. Bu anlamdaki kaygılar gereksiz kaygılar değildir.”

Şimşek, Merkez Bankası’nın kendi düzenlemeleri çerçevesinde zararları karşılayacağını belirtti.

Kurumlar vergisi uygulamasının şirketleri koruduğu yönündeki eleştirilere ilişkin Şimşek, bu vergideki indirimlerin neredeyse tamamının yatırım teşviki ve istihdam amaçlı olduğunu kaydetti.

Finans kuruluşları ve bankalar için kurumlar vergisi oranını yüzde 30’a çıkardıklarını hatırlatan Şimşek, “Ama biz imalat sanayi ve ihracatçıya yönelik daha düşük kurumlar vergisi uyguladık. Dolayısıyla sermayeye imtiyaz verdiğimiz argümanları ortaya çıkıyor, iddia edildiği gibi geçerli değildir.” dedi.

“Vergiler nereye harcandıysa, deprem vergileri de orada harcandı.”

Şimşek, 10 yıl önce kendisine deprem vergisi sorulduğunda verdiği yanıtta cımbızla bir konunun gündeme getirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“O halde ‘Deprem vergisi diye bir vergi yok. Çünkü bütün vergiler bir havuzda toplanıyor ve o havuzdan çiftçiye, eğitime, sağlığa, duble yollara tahsis ediliyor.’ Tüm kamu harcamalarını sıraladım. “Deprem fonu kurulmuş olsaydı ayrı bir hesapta takip edilirdi. Deprem nedeniyle getirilen vergiler vardı ama o vergiler genel bütçe havuzuna girdiği için her yerde harcamalar yapılıyordu.” onlar yapıldı.’ Dedim ama, vergiler burada harcandı, orada harcandı… Vergiler nereye harcandıysa, o vergiler de oraya harcandı.”

Döviz Korumalı Mevduat uygulamasından çıkışın başladığına işaret eden Şimşek, “Merkez Bankamız bazı düzenlemelerle Döviz Korumalı Mevduat’tan çıkış sürecini başlattı. Döviz Korumalı Mevduat’taki mevduatlar da son dönemde ciddi oranda azaldı. ay.” söz konusu.

“Hiçbir yerden talebimiz yok”

Mehmet Şimşek, yurt dışı ziyaretlerinin de gündemin oldukça üst sıralarında yer aldığını belirterek, “Şunu açıkça söyleyeyim, hiçbir yurt dışı ziyaretimde kimseden para istemedik.” dedi.

Son ziyaretleri hakkında bilgi veren Şimşek, Suudi Arabistan’da dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin katıldığı “Geleceğe Yatırım Girişimi” adlı konferansa katılarak Türkiye’nin tezlerini ve programını anlattığını söyledi. Şimşek, “Tabii ki toplantılarımız oldu ama kimseden herhangi bir talepte bulunmadık, program dışında hiçbir şeyin pazarlamasını yapmadık.” dedi.

Şimşek, bu ziyaret öncesinde Katar’a gittiğini ve Cumhuriyetin 100. yılını kutlamak amacıyla Türkiye Büyükelçiliği tarafından 300 yatırımcının katılımıyla düzenlenen yatırım konferansına katıldığını belirterek, şöyle konuştu:

“Aslında bölgeye gidiyordum, oradayken de uğradım. Basına sunum yaptım. Onun dışında başka bir şey yok. Bir ülkeye gittiğinizde maliye bakanıyla görüşüyorsunuz. nezaket gereği o ülkeye. Ben de öyle yaptım. Ondan önce Paris’e gittim. Fransa’da TÜSİAD gibi olan MEDEF’te büyük firmalara sunum yaptım. Türkiye’yi ve programı konuştuk. Alman-Fransız vardı. İşadamları Zirvesi, beni ana konuşmacı olarak davet ettiler, gittim konuşma yaptım, ondan önce Fas’taydım, IMF-Dünya’da banka toplantıları vardı, ondan önce İngiltere’deydim, orada bütün yatırımcılarla görüştük, reel sektörü temsil eden firmalar, finans şubesi. Bir program uyguluyoruz. Elbette bu programın çerçevesini bağlantı açısından anlatmamız gerekiyor. Bu nedenle kapı kapı dolaşmıyoruz, hiçbir yerden bir şey istemiyoruz, tamamen “Ülkemizde halihazırda uygulanmakta olan programın anlatılması amaçlanmaktadır.”

Tasarrufun önemine vurgu yapan Şimşek, “Kamu harcamalarını yaparken aslında verimliliği ve etkinliği öncelikli hedef olarak ortaya koyduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2021 yılında tasarruf genelgesi vardı, gelir gelmez tekrar hatırlattım. Biz de bir tasarruf genelgesi yaptık. kurumlara ek davet.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Dünya Bankası’nın 35 milyar dolara çıkardığı kaynağın Türkiye için kullanımının önümüzdeki 3 yılda olacağını söyledi.

Bütçedeki “hane ve işyerlerine yapılan diğer transferler” kaleminden yılın 9 ayında 40,6 milyar lira harcama yapıldığını, bu harcamanın 37,5 milyar lirasının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapıldığını belirten Şimşek, bunun 6 Şubat depreminden kaynaklandığını söyledi. Bunun etkilenen illerde yaşayan ailelere ayni ve nakdi yardım yapılması, deprem hasarlarının giderilmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığını belirtti.

“Kur Korumalı Mevduatta 15,1 milyar dolarlık azalma var”

Sorular üzerine Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından doğalgaz tüketimine yönelik sistem kullanım ücretine 2,6 milyar lira harcandığını belirtti.

2023 yılında yapılan beyanlara göre kurumlar vergisinin efektif vergi oranının yüzde 11,1 olduğunu kaydeden Şimşek, gelir kalemlerine göre değişiklik göstermekle birlikte beyana esas gelir vergisinin yüzde 22 olduğunu belirtti.

Gelecek yıl sermaye transferleri için 721 milyar liralık ödenek öngörüldüğünü, bu tutarın 653 milyar lirasının deprem nedeniyle öngörülen harcamalardan kaynaklandığını belirten Şimşek, 2019’da 125,3 milyar dolar olan Döviz Korumalı Mevduat fiyatının ise 125,3 milyar dolar olduğunu kaydetti. Mayıs ayı sonunda 20 Ekim itibarıyla 110,2 milyar dolara geriledi. Burada 15,1 milyar dolarlık bir düşüş olduğuna dikkat çeken Şimşek, bugünkü mevduat faiz oranları dikkate alındığında ek yük ihtimalinin zayıfladığını söyledi.

Gelir dağılımı, işgücünün milli gelir içindeki payı gibi sorunların merkezinde yüksek enflasyonun bulunduğunu belirten Şimşek, enflasyonun yeniden tek haneye indirilmesi için güçlü bir ekonomik program hayata geçirdiklerini vurguladı.

Mehmet Şimşek, uyguladıkları programın sonuç vereceğini belirterek, “Çünkü para politikasında ciddi bir sıkılaşma var. Para politikasındaki sıkılaştırma tüm dünyada olduğu gibi özellikle enflasyonun kontrol edilmesinde etkili olacak. Para politikası” Gecikmeli çalışıyor. Bugün aldığınız tedbirlerin aktarım mekanizması 18 aylık bir döneme bağlı.” “Bunu ben söylemiyorum, bütün dünya uygulamaları böyledir.” değerlendirmesini yaptı.

Enflasyonun aylık bazda çok hızlı ve kalıcı bir şekilde düşeceğini vurgulayan Şimşek, haziran ayından sonra liradaki değer kaybının da etkisiyle enflasyonun yıllık bazda düşmesinin zaman alacağını ifade etti. Şimşek, bütçeyi düzeltmek için getirdikleri bazı vergi artışları ile deprem konutları için ihtiyaç duyulan mal ve hizmet fiyatlarındaki artışların etkisinin bir yıl daha devam edeceğini belirtti.

“Sarmalın dışına çıkmamız lazım”

Şimşek, bir televizyon programında sözlerini şöyle açıklayarak, “Ben hiçbir zaman ‘Enflasyondan ücretler sorumludur’ demedim. ‘Çalışanlarımızı, emeklilerimizi enflasyona sokmadık, yapmayacağız.’ Dedim, sonra dedim ki, ‘Refahın kalıcı olarak artması için enflasyonun düşürülmesi lazım, bu sarmaldan çıkmamız lazım.’ “Tabii ki ücret enflasyonu sarmalını kastediyorum. Elbette işgücünün milli gelirden aldığı payın artmasını istiyoruz.” dedi.

2000’li yılların başında işgücünün milli gelir içindeki payının yüzde 28 olduğunu belirten Şimşek, “2016’da zirveye çıkıyor. Yüzde 36,3’e çıkıyor. AK Parti hükümetleri iktidarda. 2022’de yüzde 26,3 oldu. 2023’ün ikincisi.” “Mevsimsellikten arındırılmış çeyrekte yüzde 31,9. Fiyat istikrarı, çalışanlarımızın refahını kalıcı olarak artırmanın tek formülüdür ve bu programın temel amacı kalıcı fiyat istikrarıdır.” sözlerini kullandı.

(Devam edecek)

derbentajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Evden eve nakliyat
evden eve nakliyat
dragos evden eve nakliyat
tuzla eşya depolama
Başa dön tuşu